WoI IV – Mehmet Korman – Bì Guó

Yeşim Diyarlar : In the Name of Snake

250 yıldır dağlar ve ormanlarındaki küçük kuytulara sıkışmış ve oradan gerilla savaşı niteliğinde sürdürdükleri direnişleri pek bir gelişme göstermemiş olan klanlar için hem zor hem umut dolu bir dönem başlamıştı. Jade İmparatorluğu onları haklarından ve gerçek özlerinden, yani halkın koruyucuları olmaktan alıkoyalı çok olmasına rağmen Klanlar hala eski günlerine geri dönmek için gece gündüz demeden yer yolu deneyerek Jade İmparatorluğunu güçsüzleştirmeye çalışmaktadırlar. Alınan haberlere göre Tien adlı kuzeydeki şehirde çıkan isyan klanlar adına bir başarı olmuş ve destek olarak giden orduları duyulanlara göre garip ve bir o kadar kokrunç bire savaş yaşamışlardır. Bu ise son günlerdeki tek iyi haberdir.

Bu olay olalı Jade İmparatorluğunun güneybatı’daki en büyük şehrinden bir ordu yola çıkmış ve ormanlara girmiştir. Klanlar dağlara dağılmış olduğundan gelen orduyla en yakın temasa giren klanlar ise Ejderha, Yılan ve Turna olmuştur. Ama Turna çok kuzeyde kaldığından bir tehtid altında değildir. İstanmediği sürece kimse klan köylerini ve kalelerini bulamayacağı mümkündür belki, çünkü tüm o topraklar birer labirent gibidir, ama kimse arka bahçesinde devasa bir canavar istemez.

Ormanlar artık çok daha güvensizdir. Bu ordunun başında, ve bu saldırı harekatının başlangıcını sağlayan Washiooji Rikiya bulunmaktadır. Kısaca kendisinden bahsedersek bir savaş delisi ama çok da yetenekli bir general olarak bilinir. Elinin altında şu anda 300.000 kadar asker olması ise açık alanda bir savaşı mümkünatsız kılmakta. Bu da farklı bir yaklaşımı gerektirmektedir. Suikast.

Bu kadar yakında bu kadar büyük bir ödül olması, suikastin klanlardaki liderliğini çeken Yılan klanına düşmektedir. Bunun için elindeki en iyi Shinobi, Ninja-Kunoichi ve hatta Geisha Suikastçileri görevlendirmiş olan Yılan, yaklaşık 3 hafta boyunca yollamış olduğu 5 kişiden haber alamaması üzerine endişe duymaya başlamıştır. Bir hafta sonra ise haberler acı olarak gelir, tüm suikastçiler ölmüştür. Bu nasıl oldu bilinmemekte, ama işin en iyileri oldukları bilinmekte, ve bir General’in şüpheleri ve korkuları ne kadar olsa da bu suikastçileri bu kadar kolay yok edilmelerini sağlamasına yetmemeliydi. Bir hain veya şanssızlık söz konusu olabilirdi… Ama kapıda savaş devam ediyordu, hergün çatışmalar sürmekteydi. Bir kez daha suikast denenicekti, ama bu sefer ölüm görevine yollandığını biliyordu herkes, kimseye tam güvenemezlerdi, şehirlerdeki bağlantılarına ne kadar güvenebilirlerdi, klanlar adına çalışmaya yemin etmiş kişileri kan dışında ne kadar takip edebilirlerdi ki…

Yılan Klanı adına çok yaslı bir sabah, yağmur eşliğinde kayıplarını uğurladılar, klan liderleri ise bu olay konusunda oldukça sinirliydi ve artık bu basit bir suikast olmaktan çıkmıştı, bu bir öc olacaktı, yeni bir grup toplanmalıydı ama herşeye hazır olacaklardı, her şekilde hedefin öldürülmesi şarttı, ve klana ihanet eden olmuşsa onların da bu aptallığı ölümle cezalandırılacaktı. Gönüllüler ve isteklerle gidecekler seçildi, bu basit bir suikast değildi artık, klanın onuru ellerindeydi.

Share

About Mert Günhan