Bir Buluşma Sonrası Raporu – Wizards of Istanbul VIII

Açık havada yaptığımız ikinci WoI’ye gelirken “Mayıs geldi artık sıcaktan kavrulmasak bari” diye düşünüyordum. Fakat umduğumun aksine organizasyon başlamadan önce hafif çişeleyen yağmur endişelendirmişti beni.  İçeriye girsek sığamayız, dışarıda kalsak yağmur artarsa sırılsıklam oluruz. Neyse Yağmur temposunu arttırmadı yağmur. Ve bu ilginç havaya rağmen Kameriye’de çok güzel bir atmosfer vardı. Hiçbir masaya kaydolmayıp tüm gün masaları taciz etmeme rağmen çok eğlendim, hepimizin enerjisi o kadar güzeldi ki sıkılan kimseyi görmedim.

Her WoI’de olduğu gibi yeni katılımcı sayımız bir hayli fazlaydı. Ki bunun yaşanması da hep beraber belli noktaları geçtiğimizi, katılımlarımızla ilerleme kaydettiğimizi gösteriyor. Hep beraber amacımıza ulaşıyoruz.

Şimdi kısaca yaşadıklarımdan bahsedeyim size,

Bu sefer meme kağıdı yapıştırma işini Can üstlendi, onlara dokunmadım. Ortalıkta dolanıp eksik gedik aradım sürekli, kapatmak için. Kâh sandalye kâh masa buldum, an oldu GM aradım, an oldu oyuncu aradım. Kimi zaman da “Biz izlemeye geldik sadece” diyen oyuncuları “Boş masamız var işte burda!” diyerek masalara yerleştirdim. Açıkçası ne yaptığımı bunlar dışında pek hatırlamıyorum, faydalı olmaya çalışıyordum sadece.

Masalarda gördüklerimden bahsetmek gerekirse,

Serkan Köse, 7 oyuncusuyla beraber “nasıl çıkacağım işin içinden?” diye düşünüyordu. Birtan Okçu’nun masasının yanından geçerken hep gözüm takıldı. Büyücü olmak istedim. Fairy Tail alıntıları yaptım bol bol ve karşılığında karakter kağıdı kazandım! Mert Günhan da Scion’u 7 kişiye oynattı. An oldu Mahmut çıkageldi. An oldu saçı okşandı. Didem Karabıyık gölgelerinden içinden masasını açtı ve bir anda boşta kalan oyuncuları kurtardı. Arhan Yalın ise WoI’deki ilk masasında 3 kişisiyle başlamıştı oyuna. Fakat bir anda katılan iki oyuncuyla beraber 5′i tamamladılar. Deniz Fromm ben gelip masalarına kem gözlerle bakmam için en uzaktaki masayı kaptı. Fakat kaçamadı hazin sonundan. En erken biten Ruins of Ur’da oyunun yarısından fazlasında kem gözlerimle Deniz’e dik dik baktım.

Unutmadan, bir de 150 civarında fotoğraf çektim. Yürürken deklanşöre bastım kimi zaman. Fakat çok eğlendim, bir o kadar da yoruldum. Hiçbir şey yapmamışım gibi geliyor fakat yardımım dokunduysa size yorgunluğumun bir anlamı var demektir. Önümüzdeki Woİ’de görüşmek üzere, hepinize teşekkürler!

- Mert Serim

Arkadaşlar, buluşma sonrası raporunda farklı bir yüz görüyoruz bu sefer. Mert son iki organizasyondur bizlere çok yardımcı oluyor, kendisi özellikle kayıtları halletmek olsun, organizasyonda koordinasyonu sağlamak olsun bizlerin üzerindeki o yorgunluğu hep beraber paylaşmamızı sağladı bu ay. Fakat en önemlisi bizim istediğimiz organizasyon kıvamına gelebileceğimizin göstergesi, yani daha önce bundan bahsetmiştim ama tekrar bahsetmek istiyorum, günü gelirde bir talihsizlik ya da yoğunluk olursa, işimiz çıkarsa veya kötü bir dönemden geçiyor da olsak, her ay düzenli olarak WoI’yi gerçekleştirecek bir insan daha olacaktır. Olmalı da. Mert’in bu konuda bize hep destek olacağına inanıyorum. Birazda ben kendi tarafımdan neler oldu hatırlamaya çalışayım.

Serkan Özay her zamanki gibi bir başka Süper Kahraman macerasında bizlerle idi, geçen organizasyonda Hoz Comics adına gelen ve oyun oynatan arkadaşlara birer çizgi roman hediye eden İlke bu ay Serkan abinin masasında kendini Marvel’ın tatlı dünyasına bıraktı, her ay aramızda görmek isteriz artık!

Mehmet Ortaç veya nam-ı diğer Mortaç (Moretouch, Ortaç, Touchmore, Touchdown, Brother Kanker) özenip hazırladığı Karanlıklar Dünyası serisine azimle devam ediyor, askere uğurlayana kadar bütün Karanlıklar Dünyası benimdir diyor!  Grubunu toparladığı gibi Kameriye’nin derinliklerine yerleşen ve bol Judeo-Hristiyan öğeleri taşıyan senaryosunu oyuncularına oynatan Mortaç oyunun sonunda şeytani bir gülümsemeyle görüldü. Kendisi hızlıca Pendik minibüslerine doğru koştu ve bir daha haber alan olmadı.

Mert Erten (amma çok Mert var bir Mert kardeşliği mi kursak?) tekrar D&D 4th Edition ile estirdi doğrusu, şu sıralar DnD damarım kabardığı için gelecek ay işi gücü bırakıp Mert’in masasına tüm yetki ve organizasyon gücümü kullanarak girebilirim mwahahah!

Alp Soğancı maalesef ki çok acil bir işi çıktığı için gelemedi, gelseydi Kameriye’nin tuvaletinde ciğerlerinde anahtarla gezen insanlar bulacaktık kesin. Ama bir saniye, yoksa başka yerlerde başka kurbanlar… Tanrım!

Damla Ergin’de gelemedi fakat günü kurtarmak için sevdiceği oradaydı, daha önceki organizasyonlarda da oyun oynatan Emir Ergenç beyaz atlı prens edasıyla kız arkadaşının masasının başına geçti ve Damla’nın yerine oynattı, ikisine de buradan çok teşekkür ediyoruz!

Çağlar Kalaycıoğlu’nun ise apartmanının bodrumunu kırmızıya boyayarak apartmanını uçurma planları olduğu ile ilgili haberler geldi kulağımıza, her seferinde en donanımlı, en uçaklı – askerli ve en Space Marine olarak gelen Çağlar gene rüzgar gibi geldi geçti, Warhammer 40K sevenleri mutlu etti.

Berkay Şentürk geçen sefer etkileşimli bir masa oynatmıştı Candaş Tekman ile, hatta bu masa sayesinde en geç biten oyun rekorunu kırmışlardı. Bu sefer çok erken bitirdiğini söyleyemeyiz, uzun soluklu maceraların adamı Berkay gerçekten izlemesi çok eğlenceli bir DM!

Ertunç ille de Supernatural diyor aylardır! Kesilmedik iblis, öldürülmedik habis varlık bırakmayan Ertunç’u kadrolu doğaüstü hikaye anlatıcımız olarak almaya karar vereceğiz yakında! Şaka bir yana olası bir iblis istilasında ne yapılacağını bilen nadir insanlar arasında olacak kendisi bu gidişle, tuz getirin!

Candemir Özdemir, Kristallerin Işığında isimli oyunuyla kalabalık bir güruh topladı çevresinde, ben ne zaman yaklaşmaya çalışsam oyuncularından Aysu sürekli olarak bana kötü kötü bakıp uzaklaştırdı beni bu masadan, ürktüm açıkçası!

Can Candaş, Ölüm Kapısı oyunuyla gönülleri feth etti. Önce sınavları yüzünden geç kalan Candaş’ı Didem Karabıyık kurtardı, ikisi beraber çifte DM olarak günün geri kalanında oyunculara çok enteresan bir deneyim yaşattılar sanırım, oyuncularına bir bir hikayelerini anlatırken özverilerini gördüğümde orada  olmak istedim ne yalan söyleyeyim şimdi.

Günün gizli kahramanı ise son anda Karaköy’ü Basan Zombiler temalı oyunuyla korsan masa açan Özgün Güneş idi, gelecek ay tekrar bizlerle olacak kendisi!

Ne diyelim arkadaşlar, tam gaz devam ediyoruz, yaz sezonuna da girdik, bol X’li WoI’lere! Kendinize çok iyi bakın! Umarım eğlenmişsinizdir!

- Mert Günhan

Share

About Mert Serim