Açık havada yaptığımız ikinci WoI’ye gelirken “Mayıs geldi artık sıcaktan kavrulmasak bari” diye düşünüyordum. Fakat umduğumun aksine organizasyon başlamadan önce hafif çişeleyen yağmur endişelendirmişti beni. İçeriye girsek sığamayız, dışarıda kalsak yağmur artarsa sırılsıklam oluruz. Neyse Yağmur temposunu arttırmadı yağmur. Ve bu ilginç havaya rağmen Kameriye’de çok güzel bir atmosfer vardı. Hiçbir masaya kaydolmayıp tüm gün masaları taciz etmeme rağmen çok eğlendim, hepimizin enerjisi o kadar güzeldi ki sıkılan kimseyi görmedim.
Her WoI’de olduğu gibi yeni katılımcı sayımız bir hayli fazlaydı. Ki bunun yaşanması da hep beraber belli noktaları geçtiğimizi, katılımlarımızla ilerleme kaydettiğimizi gösteriyor. Hep beraber amacımıza ulaşıyoruz.
Şimdi kısaca yaşadıklarımdan bahsedeyim size,
Bu sefer meme kağıdı yapıştırma işini Can üstlendi, onlara dokunmadım. Ortalıkta dolanıp eksik gedik aradım sürekli, kapatmak için. Kâh sandalye kâh masa buldum, an oldu GM aradım, an oldu oyuncu aradım. Kimi zaman da “Biz izlemeye geldik sadece” diyen oyuncuları “Boş masamız var işte burda!” diyerek masalara yerleştirdim. Açıkçası ne yaptığımı bunlar dışında pek hatırlamıyorum, faydalı olmaya çalışıyordum sadece.
Masalarda gördüklerimden bahsetmek gerekirse,
Serkan Köse, 7 oyuncusuyla beraber “nasıl çıkacağım işin içinden?” diye düşünüyordu. Birtan Okçu’nun masasının yanından geçerken hep gözüm takıldı. Büyücü olmak istedim. Fairy Tail alıntıları yaptım bol bol ve karşılığında karakter kağıdı kazandım! Mert Günhan da Scion’u 7 kişiye oynattı. An oldu Mahmut çıkageldi. An oldu saçı okşandı. Didem Karabıyık gölgelerinden içinden masasını açtı ve bir anda boşta kalan oyuncuları kurtardı. Arhan Yalın ise WoI’deki ilk masasında 3 kişisiyle başlamıştı oyuna. Fakat bir anda katılan iki oyuncuyla beraber 5′i tamamladılar. Deniz Fromm ben gelip masalarına kem gözlerle bakmam için en uzaktaki masayı kaptı. Fakat kaçamadı hazin sonundan. En erken biten Ruins of Ur’da oyunun yarısından fazlasında kem gözlerimle Deniz’e dik dik baktım.
Unutmadan, bir de 150 civarında fotoğraf çektim. Yürürken deklanşöre bastım kimi zaman. Fakat çok eğlendim, bir o kadar da yoruldum. Hiçbir şey yapmamışım gibi geliyor fakat yardımım dokunduysa size yorgunluğumun bir anlamı var demektir. Önümüzdeki Woİ’de görüşmek üzere, hepinize teşekkürler!
- Mert Serim
Arkadaşlar, buluşma sonrası raporunda farklı bir yüz görüyoruz bu sefer. Mert son iki organizasyondur bizlere çok yardımcı oluyor, kendisi özellikle kayıtları halletmek olsun, organizasyonda koordinasyonu sağlamak olsun bizlerin üzerindeki o yorgunluğu hep beraber paylaşmamızı sağladı bu ay. Fakat en önemlisi bizim istediğimiz organizasyon kıvamına gelebileceğimizin göstergesi, yani daha önce bundan bahsetmiştim ama tekrar bahsetmek istiyorum, günü gelirde bir talihsizlik ya da yoğunluk olursa, işimiz çıkarsa veya kötü bir dönemden geçiyor da olsak, her ay düzenli olarak WoI’yi gerçekleştirecek bir insan daha olacaktır. Olmalı da. Mert’in bu konuda bize hep destek olacağına inanıyorum. Birazda ben kendi tarafımdan neler oldu hatırlamaya çalışayım.
Serkan Özay her zamanki gibi bir başka Süper Kahraman macerasında bizlerle idi, geçen organizasyonda Hoz Comics adına gelen ve oyun oynatan arkadaşlara birer çizgi roman hediye eden İlke bu ay Serkan abinin masasında kendini Marvel’ın tatlı dünyasına bıraktı, her ay aramızda görmek isteriz artık!
Mehmet Ortaç veya nam-ı diğer Mortaç (Moretouch, Ortaç, Touchmore, Touchdown, Brother Kanker) özenip hazırladığı Karanlıklar Dünyası serisine azimle devam ediyor, askere uğurlayana kadar bütün Karanlıklar Dünyası benimdir diyor! Grubunu toparladığı gibi Kameriye’nin derinliklerine yerleşen ve bol Judeo-Hristiyan öğeleri taşıyan senaryosunu oyuncularına oynatan Mortaç oyunun sonunda şeytani bir gülümsemeyle görüldü. Kendisi hızlıca Pendik minibüslerine doğru koştu ve bir daha haber alan olmadı.
Mert Erten (amma çok Mert var bir Mert kardeşliği mi kursak?) tekrar D&D 4th Edition ile estirdi doğrusu, şu sıralar DnD damarım kabardığı için gelecek ay işi gücü bırakıp Mert’in masasına tüm yetki ve organizasyon gücümü kullanarak girebilirim mwahahah!
Alp Soğancı maalesef ki çok acil bir işi çıktığı için gelemedi, gelseydi Kameriye’nin tuvaletinde ciğerlerinde anahtarla gezen insanlar bulacaktık kesin. Ama bir saniye, yoksa başka yerlerde başka kurbanlar… Tanrım!
Damla Ergin’de gelemedi fakat günü kurtarmak için sevdiceği oradaydı, daha önceki organizasyonlarda da oyun oynatan Emir Ergenç beyaz atlı prens edasıyla kız arkadaşının masasının başına geçti ve Damla’nın yerine oynattı, ikisine de buradan çok teşekkür ediyoruz!
Çağlar Kalaycıoğlu’nun ise apartmanının bodrumunu kırmızıya boyayarak apartmanını uçurma planları olduğu ile ilgili haberler geldi kulağımıza, her seferinde en donanımlı, en uçaklı – askerli ve en Space Marine olarak gelen Çağlar gene rüzgar gibi geldi geçti, Warhammer 40K sevenleri mutlu etti.
Berkay Şentürk geçen sefer etkileşimli bir masa oynatmıştı Candaş Tekman ile, hatta bu masa sayesinde en geç biten oyun rekorunu kırmışlardı. Bu sefer çok erken bitirdiğini söyleyemeyiz, uzun soluklu maceraların adamı Berkay gerçekten izlemesi çok eğlenceli bir DM!
Ertunç ille de Supernatural diyor aylardır! Kesilmedik iblis, öldürülmedik habis varlık bırakmayan Ertunç’u kadrolu doğaüstü hikaye anlatıcımız olarak almaya karar vereceğiz yakında! Şaka bir yana olası bir iblis istilasında ne yapılacağını bilen nadir insanlar arasında olacak kendisi bu gidişle, tuz getirin!
Candemir Özdemir, Kristallerin Işığında isimli oyunuyla kalabalık bir güruh topladı çevresinde, ben ne zaman yaklaşmaya çalışsam oyuncularından Aysu sürekli olarak bana kötü kötü bakıp uzaklaştırdı beni bu masadan, ürktüm açıkçası!
Can Candaş, Ölüm Kapısı oyunuyla gönülleri feth etti. Önce sınavları yüzünden geç kalan Candaş’ı Didem Karabıyık kurtardı, ikisi beraber çifte DM olarak günün geri kalanında oyunculara çok enteresan bir deneyim yaşattılar sanırım, oyuncularına bir bir hikayelerini anlatırken özverilerini gördüğümde orada olmak istedim ne yalan söyleyeyim şimdi.
Günün gizli kahramanı ise son anda Karaköy’ü Basan Zombiler temalı oyunuyla korsan masa açan Özgün Güneş idi, gelecek ay tekrar bizlerle olacak kendisi!
Ne diyelim arkadaşlar, tam gaz devam ediyoruz, yaz sezonuna da girdik, bol X’li WoI’lere! Kendinize çok iyi bakın! Umarım eğlenmişsinizdir!
- Mert Günhan

Heh, her WOI’den sonra buraya birşeyler yazmak artık farz oldu. Unutmadan Mert ve Mert es geçmiş; oyun oynayacam diye gelip Fallout oynatan Şeref Mutlu Gerçek ve 15 dakkalık (dahamı uzundu) oyunu ile Gaydo Deniz From’u da unutmamak lazım.
Evet. World of Darkness Serisi Mage’i, Demon’u ve Werewolf’u arkasında bıraktı. Şimdi sırada bir Hunter oyunu olacak. Bakalım aklımdaki değerleri siz oyuncularla paylaşmayı başarabilecekmiyim? Bakalım Emre Çanayaz ve Erol Mazhar Crokoğlu bana yardımcı olabilecekmi? Bakalım… Haziranda aranızda olmayacağım ama Temmuz’da görüşeceğiz. Sen beni özle WOI, çünkü ben seni çok özleyeceğim…
Alçakgönüllü bir şekilde “Tüm gün ne yaptım bilmiyorum, koşturdum etrafta” demesine rağmen, Mert Serim’e, WoI’nin sorumluluğunu bizimle paylaştığı için teşekkür edeceğim ben de.
Mert Günhan’a ise şapkasına taktığı gözlükle çok ilginç göründüğü için teşekkür edeceğim! :D
Benim için buluşma sonrası raporu, garsonlara sipariş verirken bile Emre Robotoğlu demek zorunda kalmamdır. Alacağınız olsun organizatörler! 3.5 atın korkaklar!
bana iftira atıyorsun seni uzaklaştırmadım o masadan ben masumum
ayrıca bir de sorum var nereden sorayım??
bir dahaki WOI ne zaman ???
Demin WOI ödüllerine baktımda tek coçuk MERT olmamasına ,Mortaç’ın Merti korkutmayacağını bilmeme ragmen yinede soruyorum ağlayan Mertmiydi?
“En İyi Yardımcı Kadın ve Erkek ‘waaaagh’ Ödülleri:
Bağırışları ile etkinlik alanında tesadüfen bulunan tek çocuğu ağlatan Mehmet Ortaç”
bir sonraki Woi 12 haziranda galiba
Zafer abi, WoI 4 ya da 5′teydi sanırım waaaaagh’lar ile çocuk ağlaması. Hatırladığım kadarıyla organizasyon dışından o an Kameriye’ye gelen bir ailenin 3-5 yaşlarındaki kız çocuğu içerde koşarken waaaaagh anına denk gelince ağlayıp babasına koşmuştu. Böyle olmuştu hatırladığım kadarıyla.
Mert ağlar mı yahu, çakı gibi o! : D
Haklısın aslında Mert ağlamaz:) bugüne kadar hiç bir aşıda ağlamadı hatta geçen gün dişcide iki dolgu yaptılar gıkı çıkmamış doktor ilk defa böyle bir şey ile karşılaştığını söyledi.İlerde Mert ve arkadaşları ile FRP oynamak istiyorum, kazandığım deneyimi onlara DMlik yaparak kullanmak istiyorum ve bu yüzden korksun istemiyorum :D
Neyse o benim ve Sunanın herşeyi…….
3 Mert ve bir Mert babası peşpeşe mesaj yazmış olalım istedim.
bidaha ki aya ertunçla birlikte etkileşimli çok güzel bir oyun yapıcaz 2 ayrı masa 6 şar oyuncu. Supernatural olucak tabiki. ve İstanbul – Kutsal Kase arayışı olacak ^^ şimdiden hayallerini kurunuz efendim
Zafer abi, o olay tam anlamıyla bir şanssızlığa denk geldi. Mert zaten benden korkmak için hiç bir sebebe sahip değil. ;) Ben onun abisiyim.
bir daha ki WoI umarım haftasonu (pazar günü) olur tek izinli olduğum gün ve sizlere katılmak istiyorum..çıraklık mertebesinde bile değilim ama orada sizleri gözlemleyip birşeyler öğrenmek isteyen aç bir insan olarak katılacağım…
Woi’ler gelenek ve lojistik sebeplerle her zaman cumartesi günleri oluyor.
Peki Haziran’da ne zaman olucak? oyuna hasret kaldım yahu =) ne de güzel geçmiş ah ahh orada olmak vardı =/
Ben gelemedim malesef elimde olmayan sebeplerden ötürü. Çağlar Abinin masasına yazmıştım lakin buraya da yazayım. Özür diliyorum kendisinden.
Ece Haziran Woi bildiğim kadarıyla 12′sinde olacak.