WoI XXVIII – Mert Günhan – Vampire:The Requiem – Undeath in Theory and Practice

Tek istediğim yalnız bırakılmaktı, çünkü...

Tek istediğim yalnız bırakılmaktı, çünkü ben bir hiçtim, yaşamım boyunca hiç bir şey olamamıştım. Ailem için bir hayalkırıklığıyken, kendim için varlığımın bir sebebi bile yoktu, olmayacaktı, olmuyordu işte.

Klasik gençlik problemleriydi belki fakat hey, herkesin sorunu kendine göre büyüktür, ben asla mutlu bir çocuk olmadım, ben buydum ve yaşamımı kaldıramadım, amaçsızlık, verilen yanlış kararlar, barlarda kız peşinde çürüttüğüm gençliğim ve kırık ilişkiler vardı geçmişimde.

Taa ki bir gün internet üzerinden birisiyle tanışana kadar.

Konuşması, ekranın ucunda beliren kelimeler bile farklıydı, sanki bana apayrı bir dünya açmıştı, benim daha önce tecrübe etmediğim bir dünyaydı ve beni oraya davet ediyordu.

Onunla geçirdiğim gece ise, daha önce yaşadığım binlerce geceye bedeldi, o bana bir amaç vermişti, o beni gerçekten sevmişti, o benim annem, babam, kardeşim olmuştu bir gecede, beni tekrar yaratmıştı, o artık benim tanrımdı…

Benim ve onlarcasının…Özel değildim, bu kötü dersi ikinci gecemde öğrenmiştim, benden önce onlarcasına annelik, babalık, kardeşlik yapmıştı şüphesiz, onları da tekrar yaratmıştı, onlarında tanrısıydı.

İnsan herşeye uyum sağlar derler fakat öldükten sonra insanlığını kaybedersen, neye uyum sağlarsın?

About Mert Günhan